İslam Dini ve Bize Kazandırdıkları. Ben(KASIRGANIN DÖNÜŞÜ / TURHALLI KASIRGA) eğer siteye eklenmesini istediğiniz konuyla ilgili bilgiler varsa lütfen ziyaretçi defteri veya mail yoluyla bana bildiriniz. FAYDALI OLABİLİRSEM NE MUTLU BANA.



Son Yazılarım

Kategorilerim

Arkadaşlarım

Bağlantılarım




KIYAMET ALAMETLERi ViDEOSU

6/8/2008 · Kategori: Islam Dini

KIYAMET ALAMETLERİ (VİDEO)tıkla 

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

4 (DORT) BUYUK MELEK VE VAZiFELERi

6/8/2008 · Kategori: Islam Dini

BÜYÜK MELEKLER VE GÖREVLERİ



Cenâb-ı 'ın bütün melekler içinde üstün kıldığı dört büyük melek.

Melek kelimesi Arapça'da "haberci" anlamına gelmektedir. Çoğulu "melâike" olarak gelmekte ise de, gerek Türkçe'de ve gerekse Arapça'da çoğul manasına "melek"' olarak da kullanılmaktadır.

Melekler, ruh gibi lâtîf, nûrânî, mahiyetleri katında malum, varlıkları bizim dünyamıza ait olmayan fakat insanlarla ilgili bir takım görevleri bulunan varlıklardır. Akıl ve nutukları olup; şehvet ve gadap gibi beşerî ihtirasları, yemeleri, içmeleri yoktur. Evlenmek, doğmak ve doğurmaktan uzaktırlar. Çeşitli şekillere girebilirler. 'ın emrine asla isyan etmezler, yerde ve gökte bir takım vazifeler ile meşgul olurlar. Daima Yüce 'ı tesbih ve zikrederler. Meleklerin bu özellikleri için bakınız: (el-En'âm, 6/9,100; el-Hicr 15/8; el-Fâtır 35/1; el-Meâric 70/4)

Meleklerin sayısı ve her birinin hangi işlerle vazifeli oldukları bizce malûm değildir. Ancak bunlardan bir kısmı ve vazifeleri Kur'an-ı Kerîm'de ve Hz. Peygamber'in hadislerinde bildirilmiştir. Bu bilgilere göre"büyük melekler" olarak tanınan dört melek vardır ki, bunlar: Cebrâil, Azrail, İsrafil ve Mikâil'dir.

Cebrâil: Kur'an'da üç yerde "Cibrîl" olarak geçmekte (el-Bakara 2/97, 98; et-Tahrim 66/4) diğer bazı ayetlerde de kendisinden Rûhu'l-Kudüs ve Rûh olarak bahsedilmektedir. (el-Bakara 2/87 . el-Mâide 5/110).

Vazifesi, 'ın emir ve nehiylerini peygamberlerine bildirmektir. Bütün vahiy onun vasıtasıyla nazil olmuştur.

Cebrâil, bu görevi yerine getirirken peygamberimize çeşitli şekil ve suretlerde gelirdi. Birçok defa insan şeklinde bu görevini ifa ederdi. İnsan şekline girdiğinde daha ziyade Dıhye isimli sahabenin kılığında, bazan da normal bir bedevî olarak gelirdi ki, "Cibrîl hadisi" diye bilinen hadisin vukûunda Hz. Peygamber'e bu kılıkta gelmiştir.

Cebrâil bu gelişlerinin sadece iki defasında aslî suretinde görünmüştür. Bunlardan birisi (en-Necm, 53/6-7) ayetlerinin nuzûlünde, diğeri ise yine Necm suresinin 13. ve 14. ayetlerinin nuzûlü esnasındadır (Tecrid-i Sarih Tercümesi, IX, 95).

Azrâil: Kur'an-ı Kerîm'de

"Melekü'l-mevt" ( = ölüm meleği) olarak geçmektedir. " Ey Muhammed de ki; size vekil kılınan ölüm meleği canınızı alacak, sonra Rabbinize döndürüleceksiniz." (es-Secde, 32/11)

'ın emri ve izni ile canlıların, ölecekleri zaman canlarını almakla vazifelidir.

İsrafil: Kur'an'da "İsrâfil" olarak ismi geçmemektedir. Ancak, kıyametin vukûu ile ilgili ayette "(İsrâfil tarafından birinci sefer) Sûr'a üflenince 'ın dilediği (melekler) müstesna göklerde olanlar ve yerde olanlar bayılırlar (ölürler). Sonra Sûr'a (ikinci defa) üflenince ölüler mezarlarından kalkıp bakınıp dururlar." (ez-Zümer 39/ buyurulmakta, dolayısıyla isim olarak olmasa da bu meleğin vazifesi bu ayetle belirtilmektedir. Buradan kıyametin ve ahiret gününün yani yeniden dirilmenin başlangıcında bir Sûr'a üfürme olacağı anlaşılmaktadır ki, bu işle vazifeli melek İsrâfil (a.s.) dır. Bu görevinden dolayı İsrafil'e "Sûr meleği" ismi de verilmektedir.

Ayrıca İsrâfil'in, "Levh-i Mahfuz"* da yazılanları okumak ve ilgili meleğe haber vermekle de görevli olduğu bilinmektedir.

Mikâil: Kur'an-ı Kerîm'de bir yerde "Mikâil" olarak zikredilmektedir. (el-Bakara

Mikâil'in görevi: yağmurun yağdırılması, rüzgârın estirilmesi ve mevsimlerin tanzimi gibi tabiat olaylarını 'ın emri ve izni ile vukua getirmektir.

Bu dört meleğin dışında, her insanın yanında bulunan ve daima onun küçük, büyük, gizli ve aşikâr yaptığı bütün işleri yazan melekler vardır ki, bunlara "Kirâmen kâtibîn"* denir. Ayrıca öldükten sonra kabirde sual sormakla vazifeli "Münker* ve Nekir"* melekleri de vardır.

Meleklere inanmak, müslümanlığın iman ve itikat esaslarındandır. İnanmayan, müslüman olamaz; inkâr eden de dinden çıkar. Zira, Kur'an-ı Kerîm'de meleklerin varlığından bahsedilmekte, bir kısmının ise bizzat isimleri geçmektedir. Yüce şöyle buyuruyor: "Her kim 'a ve meleklerine ve peygamberlerine ve Cibrîl'e ve Mikâil'e düşman olursa da kâfirlere düşmandır" (el-Bakara Ayrıca Kur'an'da Fâtır suresinin bir diğer adı da "Melâike suresi"dir.

Melekler, bilfiil vardır. Onları görememiş olmamız onların yokluğu yolunda bir delil teşkil etmez. Onların bizim tarafımızdan görülmemesi, farklı bir şekilde yaratılmış bulunmalarından, vücudlarının rûhânî ve nûrâni olmalarındandır. Bizim gözümüz ise onları görebilecek şekilde yaratılmamıştır. Nitekim kendi aklımızı ve ruhumuzu da göremiyoruz, fakat onların varlığına inanıyoruz.

bu izahati verdikden sonra dört büyük melek diger meleklerin peygamberi oldugundan kendileri arasinda bizim bilemedigimiz vazifeleri vardir.buna böylece inanmak lazimdir.

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

MERHAMET VE SEVGİ

24/7/2007 · Kategori: Islam Dini

Sevgi ve Merhamet Ahlâkî davranışların temelinde insan sevgisi önemli yer tutar. Bu sebeple olgun müslüman olabilmenin şartlarından biri de bu sevgidir.

Kalbi sevgi ile dolu olan Hz. Muhammed (A.S.).şöyle buyuruyor'

"Birbirinizi sevmedikçe olgun mü'min olamazsınız."

Kalblerdeki sevginin göstergesi insanlara iyilik yapmak, şefkat ve merhametle muamele etmektir.

Hz. Muhammed (A.S.) buyuruyor ki:

"Merhamet edenlere, Allah da merhamet eder."

İslam'da sevgi ve merhamet sadece insanlığı değil; bütün yaratıkları içine alır. Hz. Muhammed (A.S.) "Bir kediyi aç bırakarak ölümüne sebep olan kadının azap göreceğini, susayan bir köpeğe acıyarak su içiren günahkar bir kişinin de bu davranışı ile Allah (c.c.) tarafından bağışlandığını" haber vermiştir.

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

GÜZEL AHLAK

24/7/2007 · Kategori: Islam Dini

İslam Dininde ahlakın büyük bir önemi vardır. İslâm'ın gayesi; insanları güzel ahlak sahibi yaparak olgunlaştırmaktır.

 

Peygamberimiz Hz. Muhammed (A.S.) şöyle buyurmuştur.

 

"Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.

Bir müslümanın değeri, ahlakının güzelliği ile ölçülür. Bu konuda, Hz. Peygamber, kendisine en sevimli olanların, güzel ahlak sahipleri olduğunu bildirmiş. ''Allah katında en sevgili kullar kimlerdir?'' sorusuna da, ''Ahlakı en güzel olanlardır" cevabını vermiştir

Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

BAŞLICA İBADETLER

24/7/2007 · Kategori: Islam Dini

        1) NAMAZ

 

Günün belirli 5 vaktinde yapılan bir ibadettir. Günlük ibadetten başka, haftada bir, cuma günlerinde ve yılda iki defa bayram günlerinde cemaat halinde toplu olarak kılınan namazlar da vardır.

Namaz, Yüce Yaratıcı'ya karşı yapılan kulluğun en güzel göstergesidir.

Müslüman, namazda Allah (c.c.)'ın huzurunda olmanın manevl zevkini yaşar, dünya meşgalelerinden uzaklaşarak ruhen yücelir.

Namaz kılmak için yüz, dirseklerle birlikte eller ve ayakların yıkanması; başın da meshedilmesi gerekir. Buna "Abdest'' denir. Ayrıca beden, elbise ve namaz kılınacak yerin temiz olması şarttır. Namaz, kalplere sorumluluk duygusunu yerleştirerek, insanın içini her türlü kötü duygu ve düşüncelerden arındırır, davranışlarını kontrol altına alarak kötülük yapmasını önler ve ahlaken yükselmesini sağlar.

Yüce Allah (c.c.) şöyle buyuruyor:

"Namazı dosdoğru kıl , gerçekten namaz hayasızlıktan ve fenalıktan alıkoyar." (Ankebut Suresi; ayet, 45) Müslümanların topluca namaz kıldıkları yere "cami" veya ''mescid'' denir. Cami ve mescid aynı zamanda '" bir bilgi ve eğitim yeridir. Burada dini ve ahlâkî konularda Müslümanlara bilgi verilir.

Namaz vakti girince "ezan" okunur. Ezan, müslümanları namaza çağıran bir duyurudur.

Ezanın yüksekçe bir yerden okunması için camilerin bitişiğinde genellikle ''minare'' bulunur. Bu, Islam'ın ilk yıllarına dayanan dini bir gelenektir. Minaresiz camiler de vardır.

Namaz, camide bir din görevlisi "imam"ın önlerliğinde toplu halde kılınabileceği gibi tek başına da kılınabilir. Ancak, Cuma namazı ile bayram namazları cemaatle kılınır. Müslüman, isteklerini tek başına dua ederek Yüce Allah ( c.c.) 'a sunar. İşlediği günahların bağışlanmasını da, arada hiç bir vasıta olmadan, doğrudan doğruya Allah ( c.c.) 'tan ister.

Müslümanlara ibadetlerinde önderlik eden kişiye ''imam'' denir.

Camide cemaatin önünde, imamın durduğu özel yere ''Mihrap'' adı verilir.

Camide müslümanlara vaaz etmek için ''Kürsü'', cuma ve bayram namazlarında hutbe okumak için ''Minber'' bulunur.

2) ORUÇ

Her yıl kameri aylardan Ramazan ayı boyunca ibadet niyetiyle tan yerinin ağarmasından güneşin batışına kadar yemek, içmek ve cinsi arzulardan uzaklaşmaktan ibaret bir ibadettir.

Oruç, nefsi terbiye ederek iradeyi güçlendirir ve böylece insanda kötü alışkanlıklara karşı direnme gücünü artırır.

Allah Teala şöyle buyuruyor.

"Ey iman edenler! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Ola ki korunup sakınırsınız." (Bakara Suresi, ayet; 183)

Oruç, ruhu kötülüklerden arındıran, sevgi, şefkat ve merhamet duygularını geliştiren bir ahlak ve davranış eğitimidir.

Ayrıca orucun insan sağlığı bakımından da çok yararlı olduğu bilinen bir gerçektir. Bu husus tıbben de kanıtlanmıştır. .

Bu konuda Hz. Muhammed (A.S.) şöyle buyurmuştur. "Oruç tutunuz, sıhhat bulursunuz."

3- ZEKAT

Zenginlerin belirli mal ve para birikimlerinin belirli bir miktarını, her yıl ihtiyaç sahiplerine vermek suretiyle yerine getirdikleri bir ibadettir.

Zekat, toplumda huzur ve dayanışmayı sağlayan bir sosyal yardımlaşma sistemidir.

Zekat, paraya olan aşırı tutkuyu azaltır, fertler arasında karşılıklı sevgi ve saygı duygularını geliştirerek servet düşmanlığını önler.

Böylece toplumda huzur ve güvenin kökleşmesinde önemli rol oynar.

4- HAC

Servet ve sağlık yönünden gücü yeten müslümanların, ömründe bir defa belli zamanlarda arafatta vakfe yapmak ve kabeyi ziyaret etmek suretiyle yaptıkları bir ibadettir.

Bu ibadeti yaparken her seviyede insanın aynı kıyafete bürünmesi, öldükten sonra Allah (c.c.)'ın huzuruna çıkış gününü hatırlatır. Hac, müminlerin samimî bir şekilde Allah (c.c.)'a yönelerek, tevbelerinin kabul edilmesine ve günahlarının bağışlanmasına vesile olur. Kutsal yerleri görmek, insana manevî bir heyecan vererek dini duyguları kuvvetlendirir. Dünyanın çeşitli ülkelerinden kutsal topraklara gelen, renkleri ve dilleri ayrı olan insanları " tek gaye etrafında birleştiren Hac, sosyal yönüyle milletlerarası bir kongre niteliği taşır.

Görülüyor ki İslam'da ibadetler, kişinin kötülüklerden arınarak ahlaken olgunlaşmasını, iyiye ve mükemmele ulaşmasını, aynı zamanda toplumun da huzura kavuşmasını amaçlamaktadır.

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

ALLAH'A İBADET

24/7/2007 · Kategori: Islam Dini

İbadet, Yüce Yaratıcı'ya ta'zim ve saygı göstermek ve O'nun bize verdiği sayısız nimetlere karşı şükran borcunu yerine getirmektir.

İbadet, yalnız allah (c.c.)'ın emrini yerine getirmek ve O'nun sevgisini kazanmak maksadıyla yapılır. Böyle temiz bir düşünce ile yapılan ibadet, mü'mini Allah (c.c.)'a yaklaştıran en güzel vasıta; sıkıntılardan koruyan en sağlam sığınaktır.

İbadet Allah (c.c.)'ın emrettiği. Peygamberlerin öğrettiği şekilde yapılır. Allah (c.c.)'tan başkasına ibadet yapılmaz.

Mü'min, ibadet sayesinde maddi ihtiraslardan kurtularak, ruhen yükselir, içi kötü düşüncelerden, dışı olumsuz davranışlardan arınarak ahlaken olgunlaşır ve Tanrı'nın sevgili kulu olur.

Rabbimiz şöyle buyuruyor:

"Ey insanlar ! Sizi de, sizden öncekileri de yaratan Rabbinize ibadet ediniz ki, (kötülüklerden) korunup sakınanlar olabilesiniz." (Bakara Suresi, ayet;21)

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

İMANIN ŞARTLARI

24/7/2007 · Kategori: Islam Dini

İman esasları ayrıntılı olarak altı

madde halinde sıralanır.

Bunlar:

 

1) Allah'ın varlığına ve birliğine inanmak

2) Allah'ın meleklerine inanmak 

3) Allah'ın kitaplarına inanmak 

4) Allah'ın peygamberlerine inanmak

5) Ahiret gününe inanmak

6) Kadere, her şeyin Allah'ın takdiri ile olduğuna,

İnanmaktır.

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

ALLAH ( c.c. )

24/7/2007 · Kategori: Islam Dini

İslam dininde Allah (c.c.)'ın birliği inancı en önemli esastır. Allah (c.c.) yaratıklardan hiç birine benzemeyen yüce bir varlıktır. Ezeli ve ebedidir, varlığı kendindendir. Doğmamış, doğurmamıştır. Her türlü noksanlıklardan uzaktır, sonsuz kudret sahibidir, her şeyi bilir, işitir ve görür.

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »